Forzep Net (Akademi)
Forzep Hukuk-Siyaset-Muhasebe ve Yaşam
TEVSİK (Belgelendirme) ZORUNLULUĞU
 Kategori: Muhasebe

TEVSİK (Belgelendirme)  ZORUNLULUĞU 

1) Tevsik’in anlamı:

            Kelime anlamı; belgelendirme, kanıtlama ve göstermek olarak ifade edilmektedir.

2) Tevsik Zorunluluğu ve Mevzuatı:

            Tevsik zorunluluğu: Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden yayımlanan; 320, 323, 324, 332 ve 337 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde,  mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilât ve ödemelerini banka veya benzeri finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmelerini sağlamak için getirilen yükümlülüktür.

3) Tevsik Zorunluluğunun Amacı:

            Bu düzenleme ile ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi, vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi ve bu sayede kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması amaçlanmıştır.

4) Tevsik Zorunluluğu Kapsamında Tevsik Edici Belgeler ve Bunları Düzenlemeye Yetkili Kurumlar

       I.      Bankalar, banka benzeri finans kuruluşları ve PTT merkez ve şubelerinden alınan; dekont, ekstre ve açıklayıcı diğer antetli belgeler,

    II.      Banka, banka benzeri finans kurumları ve PTT den alınmış; çek, senet, kredi kartı, bankamatik kartı vb. gibi kayıtlı araçlar ile yapılmış işlemler (bordo ve dekontlarının olması şartı ile)

5) Tevsik Zorunluluğu Ne zaman Başlamıştır

Belirlenen limiti aşan tahsilât ve ödemelerinin, 01.08.2003 tarihinden itibaren banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve antetli belgelerle tevsiki zorunlu hale getirilmiştir. Kiralara ilişkin tevsik zorunluluğu ise 1.11.2008 tarihinden itibaren başlamıştır.

Devamı »

Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 8 Aralık 2011, Perşembe Yorum (0)
HANGİSİ DAHA ZARARLI, Alkol mü? Sigara mı?
 Kategori: Siyaset

Bilim adamları, ''Alkolün, kullanıcıya ve diğerlerine verdiği zararlar göz önünde tutulduğunda, uyuşturucudan ve sigaradan daha tehlikeli olduğunu'' saptadı.

İngiltere Bağımsız Bilimsel Uyuşturucu Komitesi ile Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi'nden bir grup bilim adamı, Çoklu Karar Verme Analizi (MCDA) diye adlandırılan bir teknik yardımıyla bu tür maddeleri, 9 kriter açısından kullanıcıya, 7 kriter açısından da diğerlerine verdiği zararları göz önüne alarak arz ettikleri tehlikeye göre sıraladı.

Devamı »

Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 29 Kasım 2011, Salı Yorum (0)
İNTERNETTE SANSÜR BAŞLADI MI?
 Kategori: Yaşam

Mayıs ayında başlatılan internette sansür kampanyası ne oldu? Yasa da yürürlüğe girdi. Sansür geliyor diye veryansın edenler nerede?
Sansür geliyor çığlıkları ile bilinçsiz ve bilgisizce kara probaganda yapan içten pazarlıklı herkese küfürlerimi bildiririm.


Konuyla ilgili 16/05/2011 tarihli yazıma ulaşmak için;

http://www.forzep.net/?/yazi/7/iNTERNETTE-SANSuR-SAcMALIgI.html



Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 29 Kasım 2011, Salı Yorum (0)
Şükrü Kızılot: "Şirketlerin gayrimenkul satışına çok özel vergi avantajları"
 Kategori: Muhasebe

AVANTAJ sayısı birden fazla olduğu için bilmiyor olabilirsiniz.

O nedenle, özellikle şirket yöneticisi ve ortaklarının, bu yazıyı okumasında, yarar var.


Devamı »

Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 29 Eylül 2011, Perşembe Yorum (0)
Küstüm Gelmiyorum...
 Kategori: Siyaset

Seçimler bitti. Şimdi bir yemin tartışmasıdır gidiyor. Meclisteki yemin törenindeki tabloyu görünce "devrimci Solculuğun" neden iktidar olamayacağı veya neden ciddi bir muhalefet yapamayacağı gerçeğini bir defa daha anladım. Çünkü sokak eylemleri ile muhaliflik ve iktidar olunmuyor. Devlet ve siyaset belli bir noktada ciddiyet istiyor. Ne yazıkki sokak eylemcileri mafyanın tetikcileri veya iktidarın şakşakcılarından başka bir şey olamıyorlar. 

Hiç bir seçmen vekiline boykot yetkisi vermez. Zaten bunada ihtiyacı yoktur. Çünkü tepkinin boykot ayağı seçmeinin kendisidir. Temsil yetkisi olan vekilin ise böyle bir hakkı yoktur. Yapıyorsa şahsidir ama vekilin şahsiliği sadece özel hayatı ile ilgilidir.


Şimdi gelelim Yemin ve Boykot geyiklerine....
1) Vekillerimizden biri, meclisteki yemin törenine kalabalık ailesi ile gelir. Ancak misafirlere ayrılan yerler kısıtlı olduğundan "Kaynanası" meclise alınmaz. Bunun üzerine basın açıklaması yapan vekilimiz; "Kaynanası meclise alınaca kadar meclise girmeyeceğini ve kapıda açlık grevi yapacağını" bildirir.

2)Meclis Restoranının yemeklerinin fiyatlarını yüksek bulan vekilin biri, Yemek fiyatları ucuzlayana kadar yemin etmemeyeceğini açıkladı.

3)Yeni vekil seçilen milletvekililerinden birinin ev sahibi kirasına %25 zam yapmış. Bunun üzerine vekilimiz; ev sahibinin kira zammını geri alıp kendisinden meclis kürsüsünden özür dileyene kadar meclis bahçesinde oturma eylemi yapacağını açıklamış.

4) Yeni seçilen vekillerimizden biri, diğer vekil arkadaşlarının alaylı bakışlarına maruz kaldığı için  küsmüş ve meclise gelmeme kararı almış.

5) Yine yeni seçilen vekillerimizden biri, yemin etmeye gelememiş. Annesi izin vermediği için yemin edemeyen vekil, televizyon kanalalarını arayıp durumu anlatmış. Buna rağmen kendisiyle meclis başkanının ilgilenmediğini söyleyen vekilimiz meclis başkanına küsmüş ve birleşimlere annesi izin versede katılmayacağını bildirmiştir.

6) Ve Anadolunun şirin köylerinin birinde bir insanlık dıramı yaşanmaktadır. Köy muhtarı ilçe kaymakamı ile 3 yıldır küs olduğundan köyün hiçbir ihtiyacının karşılanmadığını söyleyen köylüler , kaymakam ile muhtarın barıştırılması icin meclise kadar yürüyüş yapacaklarını bildirmişer....

7) Genç vekillerimizden birisi ise meclis catısına çıkarak eylem yapmak üzere iken son anda engellenmiş. Sevdiği kızın kendisine verilmediğini belirten vekilimiz, engellenmeseymiş; kendini meclis çatısında yakıp aşağıya atlayacağını itiraf etmiş.

:) :)



Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 29 Haziran 2011, Çarşamba Yorum (0)
SEÇİMLER BİTTİ. SEÇMEN NE DEDİ NE DEMEDİ!
 Kategori: Siyaset

Seçim sona erdi.
AKP üzülmedi oyunu arttırdı ama fazla sevinemedi.
CHP üzülmedi oyunu arttırdı ama hiç sevinemedi.
MHP üzülmedi oyunu düşürdü ve hiç sevinemedi.
BDP  sevindi ve oyunu arttırdı
Seçimin sırasıyla galibi;  BDP ve AKP dir.
Seçimlerin sırasıyla mağlubu; MHP ve CHP.
Sonuçlar hakkında yapılan yorumları ve bu yorumlardan çıkan seçmenin verdiği mesajlar hakkında söylenenleri hayretle izliyorum!

Devamı »

Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 12 Haziran 2011, Pazar Yorum (0)
SEÇMEN TERCİHLERİ
 Kategori: Siyaset

Türkiyedeki  son beş seçimde seçmen, tercihini üç kritere göre belirlemiştir. En önlemlisi yoksulluk ve adaletsizlikdir. Sonra Vizyon ve üstünlüktür. En sonuncusuda ilgi ve menfaattir.
Seçmen, yoksulluk döngüsünün içerisindeyken tutunacağı tek dal adalettir. Yoksulluk adaletsizlikle birleştiğinde siyasi tercih de değişir. Yoksulken bile mutlu olabilir, liderini destekler ancak adalet bozulana kadardır bu destek.
Seçmen, vizyona ve üstünlüğe çok önem verir. Zayıf bir başkan, zayıf bir devlet idaresi istemez. Zayıf bile olsa dünyaya güçlü görünen ve vizyon sahibi liderlere ilgi duyar.
Seçmen, kendisine değer verilmesini ve her zaman ilgilenilmesini ister. Lideriyle bir defa görüştüğünde hiç unutulmamasını ister. Vekili ve lideri tarafından kendisine ismi ile hitap edilmesini bekler. Kendi ve çevresinin menfaatine arzu ve isteklerinin maksimum olmasada karşılanmasını ister. Olmadı diye dönemez.

Seçmene ulaşmanın ve kazanmanın yolu bellirdir.
1)Yoksulluk edebiyatı yapmacaksın. Zanginlik edebiyatı yapacaksın. Yoksulluktan kurtaymayı vaadetmeyeceksin zenginleştirmeyi vaadedeceksin. Fakir lider olmayacaksın zengin lider olacaksın.
2)Adaleti sağlayacaksın. Vicdanlardaki adalet duygusunu tatmin etmeye çalışacaksın. Seçmen ile lideri, zengin ile fakiri adalet karşısında eşit hissettireceksin.
3)Vizyon sahibi olacaksın, gürleyeceksin. Yolsuz ve yoksul bir ülke değilde söz sahibi olan bir ülke vizyonun olacak. Dünyada ve coğrafyanda bir yer kaplayacaksın. Gerektiğinde tepkini dünyaya koyacaksın ve dünyadanda bu tepkine karşılık bulacaksın. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok durumuna düşmeyeceksin. Ülke liderliğine değilde dünya liderliğine oynayacaksın..



Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 2 Haziran 2011, Perşembe Yorum (0)
SEÇİM TAHMİNLERİ 12 Haziran 2011
 Kategori: Siyaset

12 Haziran seçimlerine 12 gün kaldı. Seçim anketleri, tahminleri ve iaddaları havalarda uçuşuyor. Çok aykırı bir durum olmadığı sürece Nisan ayından sonraki tahminlerin çoğu sansasyönel olmaktan öteye geçmiyor. Bizde mayısın sonunda son seçim tahminimizi yapalım dedik.

Devamı »

Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 1 Haziran 2011, Çarşamba Yorum (0)
İNTERNETTE SANSÜR SAÇMALIĞI
 Kategori: Yaşam

Bir kaç aydır internette sansür saçmalığıdır gidiyor... Sansür varmıdır, yokmudur, gelecekmidir tartışmalarına şimdilik girmek istemiyorum. Ben bu tartışmalar içinde garipsediğim başka bir konuyu dile getirmek istiyorum.


İnternette sansür meselesinin ne olduğunu bir özetleyelim kısaca. Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu 28-07-2010 tarihli Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümlerine istinaden hazırladığı "İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR" kararı 22 Ağustosta 2011 de yürürlüğe girecek. İşte bu karara karşı yürütülen kampanyaya "İnternette Sansür" manşetiyle özetliyoruz.Kararnın neleri içerdiğine değinmeyeceğimi zaten söyledim.Bu kararının muhatapları; BTK, Servis Sağlayıcılar, Web Yöneticileri ve İnternet kullanıcılarından oluşuyor.

Devamı »

Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 16 Mayıs 2011, Pazartesi Yorum (1)
TELEVİZYONLARDAKİ CANAVAR
 Kategori: Yaşam

SERPİŞTİR ARAYA...

Ülkemizde yıllardır tartışılır; ulusal televizyonlardaki şiddet,pornografi ve aykırı yaşam. Özellikle tv dizileri bu konuda çok eleştirilir. Toplumun her kesminden tepkiler alırlar. Ancak hiçbir zaman sorun çözülemez. Olay ilk önce ısıtılır sonra soğutulur ve yutturulur. Çünkü tepkiler ve eleştiriler, haklı gibi görünen bir savunma mekanizması tarafından bertaraf edilir. Bu mekanizma televizyon yapımcıların kendisidir. En büyük savunmaları ise reytinglerdir. Söylemleri ise "izleyici istiyor bizde yayınlıyoruz" dur. Kendi içinde tutarlı bir denklemdir. "Talep var Arz ediyoruz."

Reyting uğruna toplumsal yapı, toplumsal ahlak, ulusal  bilinç ve toplumsal sorumluluk konularından tamamen yoksun ulusal yayıncılık tarzının ne kadar insani olduğu tartışmaya bile gerek yoktur. Bir kitleye hitap eden ulusal yayıncıların toplumsal sorumluluk görevlerini bir kenera bırakabilme gibi lükslerin olmadığı açıktır. Hangi işi yaparsanız yapınız her işin kendi ticari ve ahlaki kuralları vardır. Yaşamda kuralsız hiçbir faaliyet yoktur.

Devamı »

Yazar: Murat Bozkurt Tarih: 14 Mayıs 2011, Cumartesi Yorum (0)
« ilk< geri12ileri >son »
Copyright © 2008-2012 Murat Bozkurt